Tarih: 11.02.2026 09:47

ABD’den Türkiye’ye İran Tepkisi: Graham Sert Çıktı

Facebook Twitter Linked-in

ABD ile Türkiye arasında İran merkezli yeni bir söylem gerilimi yaşanıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, İran'da rejim değişikliğinin "boş bir hayal" olduğunu vurgulayan açıklamaları Washington'da yankı buldu. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise sosyal medya üzerinden yaptığı çıkışta, Türkiye'yi de kapsayan sert ifadeler kullandı.
Fidan, CNN Türk'te katıldığı programda İran'a yönelik olası bir hava saldırısının rejim değişikliği getirmeyeceğini belirterek, "İran'da hava saldırısıyla veya başka bir şeyle rejim değişmez. O, boş bir hayal" dedi. Ayrıca İran'ın nükleer kapasitesine ilişkin "Atom bombası yok, yapmak istediklerine dair veri de yok" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik çözüm arayışına vurgu olarak değerlendirildi.
Ancak ABD'li Senatör Graham, bu yaklaşımı açık şekilde eleştirdi.
Graham'dan 'Sözde Müttefik' Mesajı
Lindsey Graham, paylaşımında Türkiye, Katar ve Mısır'a seslenerek, İran'daki mevcut rejimin sürmesini savunan bir yaklaşımın "Amerikan ulusal güvenlik çıkarlarıyla bağdaşmadığını" öne sürdü. Graham, İran yönetimini hedef alarak sert ifadeler kullanırken, ABD'nin İran halkının yanında durması gerektiğini savundu.
Graham'ın açıklamalarında öne çıkan mesajlar şöyle oldu:
İran rejiminin bölgede istikrarsızlık ürettiği iddiası
Bölgesel ülkelerin "statükoyu koruma" yaklaşımına tepki
ABD'nin protestoları desteklemesi gerektiği vurgusu
Trump'a atıf yaparak "tarihin doğru tarafı" söylemi
Bu açıklamalar, Washington'daki bazı çevrelerin İran konusunda daha müdahaleci bir çizgi savunduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye Diplomasi Vurgusu Yapıyor
Ankara ise farklı bir perspektif ortaya koyuyor. Fidan'ın açıklamaları, bölgenin yeni bir savaşı kaldıramayacağı gerçeğine dayanıyor. Bakan Fidan, Umman'da İran ile ABD arasında yürütülen temaslara dikkat çekerek, "Tarafların müzakere konusunda ortak bir irade koymuş olmaları önemli" dedi.
Özellikle nükleer dosyanın öncelikli başlık olduğunu belirten Fidan, İran'ın yalnızca iki temel konuya odaklandığını ifade etti: uranyum zenginleştirme sürecinin niteliği ve yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun geleceği.
Türkiye'nin yaklaşımı üç temel ilkeye dayanıyor:
Bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından çözülmesi
Diplomatik kanalların açık tutulması
Ani askeri çatışmalardan kaçınılması
Fidan ayrıca, "Bölgede uzun yıllardır olmayan bir dayanışma pratiği oluşuyor" diyerek, bölgesel iş birliği platformlarının önemine vurgu yaptı.
Suriye, Irak ve Güvenlik Başlıkları
Programda Suriye ve Irak dosyaları da gündeme geldi. Fidan, YPG'nin "tarihi bir dönüşüm" yaşaması gerektiğini ifade ederken, Irak'ta PKK'nın varlığına dikkat çekti. Sincar, Mahmur ve Kandil bölgelerinde ilerleyen süreçte değişiklikler olabileceğini belirten Fidan'ın "Karadan Haşdi Şabi, havadan biz" sözleri güvenlik perspektifini net şekilde ortaya koydu.
Bu çerçevede Türkiye'nin İran meselesini yalnızca nükleer dosya üzerinden değil, bölgesel güvenlik denkleminde çok boyutlu bir şekilde ele aldığı görülüyor.
Yeni Bir Diplomatik Eşik mi?
Uzmanlara göre yaşanan bu söylem farklılığı, iki ülke arasında açık bir kriz anlamına gelmiyor ancak İran politikasında yaklaşım farkını net biçimde ortaya koyuyor. ABD'de bazı siyasi çevreler rejim değişikliğini açıkça tartışırken, Ankara bunun gerçekçi olmadığı görüşünde.
"Sorun rejimin varlığı değil, uygulanan politikalar" diyen Fidan'ın sözleri, Türkiye'nin daha temkinli ve pragmatik bir çizgi izlediğini gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte Umman merkezli müzakerelerin seyri, ABD iç siyasetindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin tutumu belirleyici olacak. Türkiye'nin diplomasi vurgusu ile Washington'daki sert söylem arasındaki mesafenin daralıp daralmayacağı ise merak konusu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —