Aralarında KESK, DİSK, TMMOB ve TTB'nin de bulunduğu 18 demokratik kitle örgütü, "Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz" başlığıyla ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12 Şubat 2026 tarihli "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" talimatına sert tepki gösterildi.
Ortak açıklamayı, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak okudu.
Kemal Irmak, söz konusu talimatın yalnızca idari bir düzenleme olmadığını belirterek, bunun Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesine aykırı olduğunu savundu.
Irmak, eğitim sisteminin uzun süredir siyasi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda şekillendirilmeye çalışıldığını ifade ederek şunları söyledi:
"Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademeleri evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istenmektedir. MEB'in 12 Şubat 2026 tarihli talimatı, anayasal laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine açıkça aykırıdır."
Irmak, özellikle okullara gönderildiği belirtilen "Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu"nun fişleme anlamı taşıdığını öne sürdü.
Açıklamada, söz konusu uygulamanın hayata geçirilmesi halinde öğrencilerin "oruç tutanlar" ve "tutmayanlar" şeklinde ayrıştırılabileceği iddia edildi. Bunun da öğrenciler arasında dışlanma ve ötekileştirme riskini artıracağı savunuldu.
Irmak, devletin tüm inançlar karşısında eşit ve tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak, "Hiçbir genelge, hiçbir talimat Anayasa'dan üstün değildir" dedi.
Açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik de eleştiriler yer aldı. Eğitim alanındaki kararların uzmanlara, akademisyenlere, sendikalara ve velilere danışılmadan alındığı ileri sürüldü.
Irmak, eğitim politikalarının "tepeden inmeci bir anlayışla" belirlendiğini savunarak, karar süreçlerinin katılımcı olmadığını söyledi.
Toplantıda söz alan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise laiklik mücadelesinin din düşmanlığı olarak gösterilmesine karşı çıktı.
Koçak, laikliğin inanç özgürlüğünün teminatı olduğunu belirterek, siyasal iktidarların dini politik amaçlarla kullanmasının toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğini ifade etti.
18 kurumun ortak açıklamasında, laik ve bilimsel eğitimin anayasal güvence altında olduğu vurgulandı. Açıklamada, farklı inanç ve dünya görüşlerine sahip öğrencilerin bir arada eğitim aldığı kamusal alanların ayrıştırıcı uygulamalardan korunması gerektiği ifade edildi.
Demokratik kitle örgütleri, söz konusu talimatın geri çekilmesi çağrısında bulundu.